top of page

İzaha Davet Uygulaması

Yazarın fotoğrafı: Can Mutlu
Can Mutlu
30 Ağu
2 dakikada okunur

Vergi Usul Kanunu’nun 370. maddesinde düzenlenen izaha davet, mükelleflere olası vergi uyumsuzlukları hakkında açıklama yapma imkânı tanıyan bir ön değerlendirme sürecidir. Mali İdare, risk analizleri, banka hesap hareketleri, çapraz kontroller, harici doneler veya elektronik veri incelemeleri sonucunda tespit ettiği uyumsuzluklar hakkında mükelleflerden açıklama talep ederek, süreci inceleme başlatmadan önce çözmeyi amaçlar. Bu müessese vergi incelemesinden önce devreye girerek mükellefe açıklama hakkı tanıyan aynı zamanda idari süreçleri hızlandıran bir uygulamadır.



  Mükellefler açısından ; istisna/indirim hataları, KDV-Kurumlar Vergisi Beyanı-Pos Hasılatı uyuşmazlıkları, Finansman Gider Kısıtlaması, Geçmiş Yıl Zararları, Kar Dağıtımı, Ortaklara Borçlar ve Ortaklardan Alacaklar Hesabında ki teamül dışı bakiyeler, Kar ile Hasılat uyumsuzluğu ile Sahte Fatura Kullanma şüphesi, kayıtdışı çalışma ve hasılat, internet üzerinden yapılan satışların beyan olunmaması, ücret gelirinin beyannameye dahil edilmemesi nedeniyle oluşan beyan uyuşmazlıkları, kira ve serbest meslek gelirlerinin eksik beyanı, yurt dışından elde edilen temettü ve faiz gelirleri, Eurobond kazançları, menkul sermaye iratlarının eksik beyanı, yabancı vergi idarelerinin bildirimleri sonucu ortaya çıkan matrah farklılıkları, POS hasılatı ile beyan edilen gelir arasındaki uyumsuzluklar ve gayrimenkul alım–satım işlemlerinin ticari nitelik kazanması en temel izaha davet sebepleri içerisinde yer almaktadır.


   Uygulama pratiği ise şu şekildedir;


-Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında oluşturulan komisyon tarafından öncelikle mükellefe yazı gönderilir. 30 günlük süre zarfında mükellef tarafından açıklama yapılıp gerekli tevsik edici belgeler komisyonun huzuruna sunulursa ve bu açıklama/belgeler konuya ilişkin yeterli bulunursa hiçbir inceleme ve takdire sevk olmadan konu kapanır. Komisyona burada tanımlanan süre 45 gündür. Bu süre zarfında karar verir. Şayet karar olumsuzsa mükellef 30 gün içerisinde beyanları düzeltirse ve izah zammı ile öderse sadece %20 vergi ziyaı cezası kesilir. Bu sayede vergi ziyaının önemli bir kısmını ödeme yükümlülüğünden kurtulurken inceleme sürecinin uzunluğu da düşünüldüğünde hem gecikme faizinden hem de süreden önemli ölçüde tasarruf etmiş olur.


   İlaveten 213 sayılı Vergi Usul Kanununda 376. maddesinde vergi ziyaı cezaları bakımından bir istisna öngörülmemiştir. Dolayısıyla ihbarnamenin tebliğinden itibaren otuz günlük sürede başvurulup ödeme şartları sağlandığında, izaha davet kapsamında kesilen vergi ziyaı cezası için de VUK 376 indirim hükmünden (sahte belge dahil) (%50) veya uzlaşmadan( sahte belge kullanma hariç) yararlanılabilir.  Buna karşılık, kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellef, davet konusu tespitle sınırlı olarak 371. maddedeki pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz.



  Sonuç olarak mükelleflerine tanıdığı açıklama ve düzeltme imkânı, bu sistemin mükellef odaklı modern bir yaklaşımı benimsediğini göstermektedir.



Yorumlar


bottom of page